Get the Flash Player to see this player.
REKLAM ALANI 1
728*90

Bozkurt Destanı

Bozkurt Destanı, bilinen en önemli iki Kök-Türk destanından biridir. Ergenekon Destanı’nın, Bozkurt Destanı’nın devamı olması kuvvetli bir olasılıktır. Bu destan bir bakıma Türkler’in soy kütüğü ve var olma hikâyesidir. Ayrıca, Türk ırkının yeni bir var oluş biçiminde dirilişi de diyebileceğimiz Bozkurt Destanı, Bilge Kağan’ın Orkun Anıtları’ndaki ünlü vasiyetinin ilk sözleri olan ”Ben, Tanrı’nın yarattığı Türk Bilge Kağan, Tanrı irâde ettiği için, kağanlık tahtına oturdum” cümlesi ile birlikte düşünülecek olursa, soy ve ırkın nasıl yüceltilmek istenildiğini de anlatmaktadır. Destan, Çin kaynaklarında kayıtlıdır. Bozkurt Destanı’nın iki ayrı söyleniş biçimi vardır. Ama bu iki varyant arasındaki fark azdır ve Çinliler’ce yazıya geçirilirken ad ve kelimelerin Çince’ye uydurulma gayreti yüzünden ortaya çıkmıştır. Kimi araştırmacılar, Türkler’le ilgili başka bir kurt efsanesini de katarak bu varyant sayısını üçe çıkarsalar da, aslında onların Bozkurt efsanesinin üçüncü söylenişi dedikleri bu destan, Hunlar çağındaki Usun Türkleri’nin bir efsanesidir. Bu efsane,  Hunlar’da Kurt adlı bölümde anlatılmıştır. Bozkurt Destanı’nı, Çin’de hüküm sürmüş Chou hanedanının resmi tarihinin 50. bölümünde ve yine Çin hanedanlarından olan Sui sülalesinin resmi tarihinde kayıtlıdır.

Bozkurt’tan türeyiş efsaneleri, Türk mitolojisinin en ileri ve romantik bölümüdür. Türk mitolojisinde genel olarak tüm millet düşmanlarınca yok edilir, geriye yalnızca bir çocuk kalırdı. Türk özelliğini taşıyan hemen her efsanede bu motifi bulmak mümkündür. Aşağıda yer verilen Bozkurt Destanı’na göre Türkler, eskiden Batı Denizi adlı bir yerin batısında oturmakta idiler. Efsanedeki Batı Denizi, Aral Gölü olabilir. Batı Denizi’nin Altay Dağları ya da Tanrı Dağları üzerinde bir göl olması da muhtemeldir. Destandaki, geriye kalan tek çocuğun kolları ile bacaklarının kesilerek bir bataklığa atılması da, Türk mitolojisinde önemli bir yer tutar. Bu tür bataklık motifleri, Hun ve Macar efsanelerinde de vardır.

 Türkler’in yeniden türeyişlerini anlatan bir destan olan Bozkurt Destanı’nın kısa bir özeti aşağıda verilmiştir:

 ”…Türkler’in ilk ataları Batı Denizi’nin batı kıyısında otururlardı. Türkler, Lin adlı bir ülkenin ordularınca yenilgiye uğratıldılar. Düşman çerileri bütün Türkleri erkek-kadın, küçük-büyük demeden öldürdüler. Bu büyük ve acımasız kıyımdan yalnızca 10 yaşlarında bulunan bir oğlan sağ kaldı geriye. Düşman askerleri bu çocuğu da buldular ama onu öldürmediler; bu yaşayan son Türk’ü acılar içinde can versin diye, kollarını ve bacaklarını keserek bir bataklığa attılar. Düşman hükümdarı, çeri (asker) lerinin son bir Türk’ü sağ olarak bıraktığını öğrendi; hemen buyruk verdi ki bu son Türk de öldürüle ve Türkler’in kökü tümüyle kazına… Düşman çerileri çocuğu bulmak için yola koyuldular. Fakat dişi bir Bozkurt çıktı ve çocuğu dişleriyle ensesinden kavrayarak kaçırdı; Altay dağlarında izi bulunmaz, ıssız ve her tarafı yüksek dağlarla çevrili bir mağaraya götürdü. Mağaranın içinde büyük bir ova vardı. Ova, baştan ayağa ot ve çayırlarla kaplıydı; dört bir yanı sarp dağlarla çevrili idi. Bozkurt burada çocuğun yaralarını yalayıp tımar etti, iyileştirdi; onu sütüyle, avladığı hayvanların etiyle besledi, büyüttü. Sonunda çocuk büyüdü, ergenlik çağına girdi ve Bozkurt ile yaşayan son Türk eri evlendiler. Bu evlilikten 10 çocuk doğdu. Çocuklar büyüdüler; dışarıdan kızlarla evlenerek ürediler. Türkler çoğaldılar ve çevreye yayıldılar. Ordular kurup Lin ülkesine saldırdılar ve atalarının öcünü aldılar. Yeni bir devlet kurdular, dört bir yana yeniden egemen oldular. Ve Türk kağanları atalarının anısına hürmeten, otağlarının önünde hep kurt başlı bir sancak dalgalandırdılar…”

Bu efsaneden anlaşıldığına göre, Türkler’in ilk yurtları, Orta Asya’nın batısına yakın bir yerlerde idi. Türkler, Turfan’ın kuzey dağlarına daha sonra göçmüşlerdi.

 Çin tarihlerinin de yazmış olduğu Bozkurt destanı, burada bitmektedir. Çinliler daha sonra nelerin olduğunu açık olarak yazmıyorlar. Bu efsanenin son bölümü, Ergenekon Destanı’dır. Ergenekon Destanı, Cengiz Han çağında Moğollaştırılmıştır. Ancak bu efsanenin kökleri ve ana motifleri, açıkça Kök Türkler ile ilgilidir. Kök Türk Devleti, MS 6.yy.dan itibaren bir cihan imparatorluğu olmuş ve 200 yıl yaşamıştır. Böyle büyük ve güçlü bir devletin, ilkel Moğollar’dan bir efsane alıp kökenlerini ona dayandırması mümkün değildir. Ayrıca, Ergenekon Destanı’nın ana motiflerinden biri, Demirci’dir. Destanda demirci, dağda demir madeni bulur ve Türkler bu demir madenini eriterek Bozkurt’un önderliğinde Ergenekon’dan çıkarlar. Unutmamak gerekir ki, Göktürkler’in ataları da demirci idiler. Onlar en iyi çelikleri işler, başka devletlere silah olarak satarlardı. Göktürkler’in ataları, demir cevherleriyle dolu dağların eteklerinde türemişler, demirleri eriterek yeryüzüne çıkmışlardı. Sonradan kendilerinin de demirci olmaları bundan ileri gelmektedir. Oysa Moğollar, demirciliği bilmezlerdi. Cengiz Han zamanında Moğollar’ın yanına gelen bir Çin elçisi, o çağda bile Moğolların ok uçlarını taştan yaptıklarını, demir işlemeyi bilmediklerini belirtir. Moğollar demir işlemeyi, Cengiz Han zamanında Uygur Türkleri’nden öğrenmişlerdir. Ayrıca Bozkurt, Türkler’in kutsal hayvanıdır. Moğollar’ın kutsal hayvanı köpektir.

 Asya Büyük Hun Devleti’nde, bizzat Hun hakanının başkanlık ettiği törenler vardır. Bu törenlerden en önemlisinde, devletin ileri gelenleri toplanarak Ata Mağarası’na giderler ve orada, hakanın başkanlığında dini törenler yapılır, atalara saygı gösterilir. Aynı törenler, Göktürk Devleti’nde de yapıla gelmiştir. Bu adı geçen Ata Mağarası, Bozkurt’un Türk gencini düşmandan kaçırıp sakladığı ve Ergenekon’a ulaştırdığı mağaradır. Asıl önemli olan nokta ise, bütün milletçe bunlara inanılması ve devletin de bu efsaneye saygı göstermesidir. Yukarıda değinilen konular, Ergenekon Destanı bölümünde daha geniş olarak anlatılmıştır.

Az önce bir özetini vermiş olduğumuz Bozkurt Destanı, Türk kültürüne derinlemesine etki yapmıştır. Bugünkü Moğolistan’ın Bugut mevkiinde bulunmuş olan, 578-580 yıllarından Kök Türkler’den kalma Bugut Anıtı’nın üzerinde elleri kesik bir çocuğa süt emziren bir Bozkurt kabartması vardır. Ayrıca Özbekistan’da çeşitli yerlerde kurda binmiş, kol ve bacakları kesik insan figürleri bulunmaktadır…

 Aşağıda, Bozkurt Destanı’nın manzum şekline yer verilmiştir. Aşağıda bulunan Bozkurt Destanı’nın manzumlaştırılmış hali Prof. Dr. Bahaeddin Ögel’e ait olup aynı bilginin Türk Mitolojisi adlı eserinin (MEB yayını) 1.cildinin 31-32. sayfalarında yer almaktadır:

Mete’nin Hun Devleti

Tarihe karışmıştı,

Fakat büyük milleti
Tarihle yarışmıştı.

Bir soyu sayılırdı
Göktürkler de Hunlar’ın,
Adları anılırdı
Bu büyük bodunların.

Göktürkler müstakilmiş,
Düşmanları hiç yokmuş;
İnsanları gamsızmış,
Malları da pek çokmuş.

Komşu bir millet varmış,
Türkler’i yenip almış;
Bir kişi bırakmamış,
Küçük bir çocuk kalmış.

Çocuğa acımışlar,
Daha on yaşındaymış;
Bataklığa atmışlar,
Aklı da başındaymış.

Boşalmışmış kursağı,
Acıkmış, ezilmişmiş;
Ama bir kurt türemiş,
Ağzında et getirmiş;
Sürünerek yürümüş,
Eti ona yedirmiş.

Zamanla evlenmişler,
Etlerle beslenmişler;
Kurt, bir gün gebe kalmış,
Uluyup seslenmişler.

Oğlan yaşıyor diye
Düşmanlar korka kalmış,
Taşıyor kurtlar diye
İnsanlar şaşa kalmış.

Düşman ordu göndermiş,
”Oğlanı bulun” demiş;
”Fakat kutsal bir kurt var,
Uyanık olun” demiş.

Kurt anlamış, kutsalmış,
Oğlanı hemen almış;
Turfan’ın kuzeyinde
Mağaralara dalmış.

Mağara çok derinmiş,
İçi de çok serinmiş;
Kurt şöyle bir gerinmiş,
Sonra da dibe inmiş.

Kurt gelmiş bir ovaya,
Ova geniş, güzelmiş;
Ovanın etrafından
Dağlar göğe yükselmiş.

Kurt konmuş bu ovaya,
Vatan demiş oraya;
On erkek çocuk doğmuş,
Kavuşmuş bir yuvaya.

Çocuklar beslenmişler,
Büyüyüp eğlenmişler;
Dışardan on kız alıp
Onlarla evlenmişler.

On çocuk, ”on boy” olmuş,
Boylar da bir soy olmuş;
Türemiş çoğalmışlar,
Bu ova insan dolmuş.

Dağları eritmişler

Dünya’ya erişmişler;

”Demirci” olmuş kalmış,

Bu işe girişmişler.

 

DESTANLARIMIZ SAYFASINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ >>>



2 Yorum YAPILMIS “ Bozkurt Destanı ” iCiN

  1. TAYLAN diyor ki:

    Allah hepimizi Bozkurt,Atatürk ve Başbuğ Alparslan Türkeş yolundan eylesin (AMİN)

  2. ismail toprak diyor ki:

    düya alem bilir biz oğuz soyluyuz şu fani dünyaya düzen ve nizam getiren bozkurtların oğluyuz




Not: Yorumunuz uygun gorulur ise onaylanip yayinlanacaktir.


YENİ YAYIN DÖNEMİNDE BOZKURTLAR FM'İ ÇOK BEĞENECEKSİNİZ BİZİ TAKİP ETMEYE DEVAM EDİNİZ...

turan_ocaklari_logo

KÖŞE YAZARLARIMIZ

nihat_paran_kose_yazarlarimiz

asiyim_safak_kose_yazarlarimiz

murat_calik_kose_yazilari

CEP TELEFONUNDA DİNLEME LİNKİMİZ

cep_telefonlarinda_dinle

DAVAM.AZ

DAVAM AZ

İLKSERVER’ E TEŞEKKÜR EDERİZ

ilkserver_hosting

SANAL BASIN ÜYESİ

sanalbasin.com üyesidir

Facebook Grubumuz

Paylaşmak İstedikleriniz

Popüler Yazılar

Ahmet Şafak’ın Annesi Vefat Etmiştir

Değerli Sanatçımız,... 

Ülkücü Şehitlerimiz Resimleri ve O günler

ÜLKÜCÜ ŞEHİTLER Abdil... 

Bozkurtlar Fm 1. Şiir Yarışması

Sizlerden gelen istekler... 

Kilise ve Papa Severlere Birkaç Not

Kilise ve Papa Severlere... 

Rastgele Yazılar

Ülkücü Şehitlerimiz

Ülkücü Şehitlerimizin... 

TURAN NEDİR

TURAN NEDİR Türkçülük... 

ÜLKÜCÜ HAREKET

ÜLKÜCÜ KİMDİR İslamı... 

Aybüke Ayberk

Aybüke Ayberk Biyografisi... 



YASAL UYARI:Bu sayfalarda yayinlanan hic bir yazi, gorsel, resim, analiz ve kullanicilara sunulan diger materyal izin alinmadan bir baska web sitesinde, yazili veya gorsel basin organlarinda yayinlanamaz. Bu sayfalarda yayinlanan bilgi, gorus, yorum, haber veya oneriler nedeniyle ortaya cikacak ticari kazanc veya kayiplardan sorumluluk kabul edilmez. Buradaki yazi, gorus ve yorumlar sayfa ziyaretcilerini veya sahislari sadece ve sadece bilgilendirme niteligi tasimaktadir.Bozkurtlar Fm Tum Yasal Haklarini Sakli Tutmaktadir.Yasal Uyariyi Dikkate Almayan Web Sitesi Sahipleri Hakkinda Bozkurtlar FM Avukati gerekli yasal islemleri baslatma hakkina sahiptir...TÜRKiSTAN'IN SESi RADYO BOZKURTLAR FM 2009-2014