Şeyh Edebali Kimdir ?
1208 yılında Kırşehir ili Mucur ilçesi İnaç Köyü’nde doğdu. Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Osman Bey’in kayınbabasıdır. Asıl adı Mustafa’dır. Künyesi, İmadüddin Mustafa b. İbrahim b. İnac el- Kırşehri’dir. Kaynaklarda doğum yeri Karaman geçmesinin sebebi: Kırşehir’in o dönemde Karaman Sancağına bağlı olmasından dolayıdır. Bu konuyla ilgili olarak bilinmesi gereken bir konuda şudur. Kırşehir’e tohum şehri denmesinin sebebi direk olarak Şeyh Edebali ile ilgilidir. konu kaynaklarda şu şekilde geçmektedir, Selçuklu’nun son zamanlarında büyük bir otorite kaybı vardır ve yeni bir devletin kurulması şart olmuştur. Kırşehir’de Şeyh Edebali, Ahi Evran, Hacı Bektaş Veli, Sadrettin Konevi Kırşehir Hılla Nilüfer Gölü’nde buluşup, o esnada Ankara Haymana’da olan Ertuğrul Gaziyi’de davet edmişlerdir. Kırşehir Hılla Nilüfer Gölü kenarında yeni bir devlet kurmanın artık şart olduğunu, Selçuklu’nun içinde olduğu durum ve Moğollar’ın baskısı konuşulup, Osmanlı İmparatorluğu’nun tohumunu ilk Kırşehir’de atmışlardır. Bu yüzden Kırşehir’e tohum şehri ünvanı verilmiştir.

İlk öğrenimini Kırşehir’de yaptıktan sonra Şam’a gitmiştir. Hadis, fıkıh, tefsir, Kur’an ve tasavvuf konularında eğitimini tamamladıktan sonra Kırşehir’e dönmüştür. Bilecik’te zaviye kurmuştur. 1348 yılında 125 yaşında vefat etmiştir. Türbesi Bilecik’tedir. Osmanlı Devleti’nin maddi kurucusu Osman Gazi ise manevi kurucusu Şeyh Edebali idi. Onun Osman Gazi’ye vasiyeti ve Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi’ye vasiyeti, Osmanlı Devleti’nin mayasını oluşturan Ahilik felsefesinin güzel bir ifadesidir. Ahi lideri olan Şeyh Edebali, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin ilk kadısı ve müftüsüdür.
Tefsir, hadis ve özellikle İslam hukukunda uzmanlaşmıştır. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi, zamanının büyüklerinin sohbetinde bulunmuştur. Tasavvuf yoluna girdiği, Alevi önderi Baba İlyas halifelerinin ileri gelenlerinden olduğu belirtilmektedir. Doğum tarihi kesin olmamakla beraber, 1206 yıllarında doğduğu tahmin edilmektedir. Alim, faal, varlıklı, çevresi için örnek teşkil eden bir kişi olan Şeyh Edebali, Eskişehir yakınlarında o zamanki adıyla İtburnu denilen köyde yaşar, yaptırmış olduğu zaviyede öğrenci yetiştirir ve halkı aydınlatırdı. Bilecik´te bir dergah yaptırmış, Osman Gazi´yi de birçok defa burada misafir etmiştir.

Osman Gazi, mübarek günlerde Edebali´nin zaviyesine giderek dini ve idari konularda, onun görüşlerini alırdı. Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şey Edebali´nin koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti. Osman Bey rüyasını Şeyh Edebali´ye anlatır. Edebali rüyayı şöyle yorumlar: “Oğul Osman, Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun, kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun.” der. Edebali´nin bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun (Rabia Bala Hatun) ile evlenir.

Şeyh Edebali ahi teşkilatının reisi idi. Ahi Şehliğinin Edebali´den sonra kime geçtiği bilinmemektedir; ancak daha sonra I.Murat´a intikal etmiştir.

Şeyh Edebali 1326´da 120 yaşlarında Bilecik´te vefat etmiş, dergâhının zikir odasına gömülmüştür. Bilecik ´de ve Eskişehir´de adına türbeler yapılmıştır. Vefatından bir ay sonra kızı, dört ay sonra da damadı Osman Gazi vefat etmiştir.

Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e Nasihati
Ey Oğul!
Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana…
Güceniklik bize; gönül almak sana..
Suçlamak bize; katlanmak sana..
Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana..
Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana..
Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana…
Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana..
Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..
Ey Oğul!
Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun.
Beyliğini mübarek kılsın.
Hak yoluna yararlı etsin.
Işığını parıldatsın.
Uzaklara iletsin.
Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin.
Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de
düşünce, fikir ve dualarla bize va’dedilenin önünü açmalıyız.
Tıkanıklığı temizlemeliyiz.
Oğul!
Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın.
Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin..
Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder.
Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!..
Sabır çok önemlidir.
Bir bey sabretmesini bilmelidir.
Vaktinden önce çiçek açmaz.
Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır.
Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir.
Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın.
Ona sırt çevirme.
Her zaman duy varlığını.
Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.
Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler,
ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır.
Ananı ve atanı say!
Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.
Açık sözlü ol!
Her sözü üstüne alma!
Gördün, söyleme; bildin deme!
Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir…
Şu üç kişiye;
yani cahiller arasındaki alime,
zengin iken fakir düşene
ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı!
Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğun mücadeleden korkma!
Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
En büyük zafer nefsini tanımaktır.
Düşman, insanın kendisidir.
Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.
Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir.
Ülke sadece idare edene aittir.
Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur.
Vaktiyle yanılan atalarımız,
sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler.
Bunun içindir ki, yaşayamadılar..
İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz.
Kişi kıpırdamayınca uyuşur.
Uyuşunca laflamaya başlar.
Laf dedikoduya dönüşür.
Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez.
Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..
Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar.
Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.
Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır.
Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı…
Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.
Savaşı sevmem.
Kan akıtmaktan hoşlanmam.
Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir.
Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır.
Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir.
Bey memleketten öte değildir.
Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz.
Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok.
Çünkü, zaman yok, süre az!..
Yalnızlık korkanadır.
Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz.
Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin.
Sevgi davanın esası olmalıdır.
Sevmek ise, sessizliktedir.
Bağırarak sevilmez.
Görünerek de sevilmez!..
Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.
Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.
Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın…
Şeyh Edebali
Etiketler: . Sabretmesini bil. Vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın., 100 yıldan uzun yaşadığı sanılan Şeyh Edebali, Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma, Ahi Şehliğinin Edebali´den sonra kime geçtiği bilinmemektedir, Ahi şeyhi Osman Gazi'nin hocası ve aynı zamanda kayınbabası olan Şeyh Edebali, Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.., Anadolu'da Türk'ün yeniden dirilişini mayalayan Şeyh Edebalı, Bereket büyüklerle beraberdir.” (Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e Nasihatı), Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana…, Bilesin ki atın iyisine doru, Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir., Bir bey sabretmesini bilmelidir., Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur, Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.., Edebali rüyayı şöyle yorumlar: "Oğul Osman, Edebalı'nın bazı uyarı ve sözleri şunlardır: “Toprağa bağlanınız. Suyu israf etmeyiniz. Veriniz; elleriniz yumuk kalmasın., Edebali'nin Osman Gazi'ye dediği gibi: "Bundan sonra öfke bize, Edebali´nin bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun (Rabia Bala Hatun) ile evlenir., Elvan Çelebi Menakıbnamesi'nde de Edebâlî'nin bir Vefaiye şeyhi olduğu ve Osmanlı'ya halife olarak gönderildiği belirtilmektedir, Elvan Çelebi'nin “Menakıbnamesi” Şeyh Edebali hakkında detaylı bilgi verir., En büyük zafer nefsini tanımaktır., Ey Oğul, Ey Oğul! Yükün ağır, Ey Oğul!.. Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana., geleceğe sağlam basasın., gördün söyleme, Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır., İşlerini ehil kişilerle İşlerini ehil kişilerle, Kişi kıpırdamayınca uyuşur., nasıI kuIIanacağını biImezsen Öfken ve nefsin bir oIup akIını yener, Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın…, Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder., Osman Bey rüyasını Şeyh Edebali´ye anlatır., Osman! Geçmişini iyi bil ki, Osmanlı Devleti'nin manevi kurucusu kabul edilen Şeyh Edebali, Osmanlı'nın kuruluşunda manevi emeği geçen mutasavvıf Şeyh Edebali'nin hikâyesi, Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir…, Şeyh Edebal, Şeyh Edebali (1206-1326), Şeyh Edebali 120 yıl ömür sürmüş, Şeyh Edebali 1206 senesinde Kırşehir'in Mucur ilçesi İnaç köyünde dünyaya geldi, Şeyh Edebali 1206 yılında Kırşehir'de dünyaya gelmiştir. Ölüm tarihi ise 1326 yılıdır., Şeyh Edebali 1208 yılında Kırşehir ili Mucur ilçesi İnaç Köyü’nde doğdu., Şeyh Edebali 1326 yılında vefat etmiş Osmanlı kadısı ve Ahi şeyhidir., Şeyh Edebali 1326´da 120 yaşlarında Bilecik´te vefat etmiş, Şeyh Edebali ahi teşkilatının reisi idi., Şeyh Edebali Biyografi, Şeyh Edebali Bu günkü bilinen manada Osmanlı Devletinin ilk müftüsüdür, Şeyh Edebali Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun, Seyh Edebali Hayatı, Şeyh Edebali Hazretleri Osmanlı Devletinin manevi mimarlarındandır., Şeyh Edebali Hazretlerinin Hayatı, Şeyh Edebali ile Osman Gazi Bilecik'te tanıştı, Şeyh Edebâli kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi, Şeyh Edebali Kırşehir, Şeyh Edebali kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun." der., Şeyh Edebali mutasavvıf olmasının yanında ilk Osmanlı kadısı ve müftüsüdür., Şeyh Edebali Osman Gazi üzerindeki etkisi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunda oynadığı roldür, Şeyh Edebali Osmanlı Devleti'nin fikrî ve manevî temellerini oluşturan bir Türk âlimidir., Şeyh Edebali Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında yaşamış bir İslam ilahiyatçısı-din bilgini, Şeyh Edebâli Osmanlı Devleti'nin kuruluşu aşamasında en büyük destekçilerden, Şeyh Edebali Osmanlı Devleti’nin ilk kadısı ve müftüsüdür., Şeyh Edebali Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Osman Bey’in kayınbabasıdır, Şeyh Edebali Resimleri, Şeyh Edebali Türbesi Orhan Gazi Camii'nin hemen yakınında ondan biraz daha yüksekte bulunan bir tepenin üzerinde yer almaktadır., Şeyh Edebali Türk tarihinin önemli bilgelerindendir., Şeyh Edebali'den altın değerinde tavsiyeler., Şeyh Edebali'nin 7 Öğüdü, ŞEYH EDEBALİ'NİN EN BÜYÜK ESERİ: OSMANLI DEVLETİ. Onun yazılı eseri yoktur fakat canlı eseri yardır, Şeyh Edebali'nin en önemli eseri, Şeyh Edebali'nin hafızalara kazınan öğütleri! Şeyh Edebali, Şeyh Edebali'nin hayatı düşünceleri ve Osmanlı Devleti'nin kuruluş sürecindeki rolü, Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e Nasihati Ey Oğul!, Şeyh Edebali'nin Osman Beye Nasihati, Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye nasihati, Toplumu yöneten de diri tutan da bu irfandır., uysallık sana. Gücengeçlik bize, Vaktinden önce çiçek açmaz., yiğidin iyisine deli derler.































